Mutlu Bir Aile Hikayesi – 6. Bölüm

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mutlu Bir Aile Hikayesi – 6. Bölüm
Üniversitenin ikinci senesinde, ablam da yurt hayatından sıkıldığını söyledi ve birlikte bir ev aramaya koyulduk. Artık ablamla aynı evde kalacaktık ve bu beni çok heyecanlandırıyordu. Okulların açılmasına bir hafta kala annem ve babamla birlikte Ankara’ya geldik ve bir ev tutup dayadık, döşedik.

Ancak yine işlerim rast gitmemişti, çünkü ablamın okuldan arkadaşı Selma da bizimle birlikte kalacaktı. Sinem de ara sıra gelip bizimle kalıyordu ama Selma’nın da sürekli yanımızda olması beni ablam ve Sinem’le olan sevişme planlarımdan mahrum bırakıyordu.

İtalya’daki muhteşem tatilimizden sonra sevişmek için adeta can atıyor, ama bir türlü uygun ortamı oluşturamıyordum. Okuldan bir çocukla çıkmaya başlamıştım, ama onunla da öpüşmekten ileri gitmiyorduk.

Yine mastürbasyon yaparak kendimi tatmin etmek zorunda kalmıştım. Bir hafta sonu, Defne ve Selma birlikte AVM’ye gideceklerini söylediler. Ama ben gitmek istemiyordum. Evde tek başıma oturmuş televizyon karşısında pinekliyordum. Kapı çaldı, kapıyı açıp karşımda Sinem’i görünce sevinçten deliye dönmüştüm. Sinem’i hemen içeri aldım ve salona geçip oturduk. Sinem havadan sudan konuşuyordu, ama ben çıldırmış gibiydim. Hemen gidip yanına oturdum ve dudaklarına yapışmak için hamle yaptım. Ama Sinem kendini geri çekti.

“Sinem çok özledim seni, lütfen karşı koyma” dedim ve tekrar hamle yaptım. Ama Sinem yine kendini benden kaçırdı ve “Sude ne yapıyorsun? Yapma, dur” dedi.
“Sinem yanıyorum, anlasana. Evde ikimiz yalnızız, ablamlar AVM’ye gittiler akşama kadar gelmezler. Seni çok özledim” dedim.
“Sude bak, çocukken yaptık bir şeyler ama ben artık erkeklerden hoşlanıyorum.”
“Ben de erkeklerden hoşlanıyorum, ama bu seninle sevişmemize engel değil”
“Hayır Sude, istemiyorum, lütfen ısrar etme”

Yıkılmıştım. Yıllar sonra ilk kez Sinem’le sevişebilecek fırsatım vardı, ama Sinem istemiyordu. Daha fazla ısrar etmedim ve geçip karşıdaki kanepeye oturdum. Yüzüm asılmıştı. Sinem tekrar yanıma geldi ve benimle konuşmaya başladı:

“Sude lütfen böyle yapma, evet seninle çok güzel şeyler yaşadık. Ama çocuktuk. Artık büyüdük ve ben erkeklerle çok mutluyum.”
“Sinem ben de erkeklerle mutluyum. Hatta biliyorsun, erkek arkadaşım da var. Ama seninle de birlikte olmak istiyorum.”
“Ama bu çok yanlış Sude, ben seni çok seviyorum. Ama kuzenim olarak. Seninle sevişerek hem sevgilimi aldatmış olurum, hem de çok yanlış bir ilişki yaşamış oluruz. Lütfen sen de anlayışla karşıla bunu.”
“Evet ama…”
“Aması yok Sude, sen İsmail’i sevmiyor musun?”
“Evet, seviyorum.”
“Benimle birlikte olduğunda İsmail’i aldatmış olmayacak mısın?”
“Öyle olduğunu düşünmemiştim.”
“Ama öyle Sude, İsmail senin benimle birlikte olduğunu duysa yüzüne bakar mı? Aynı şekilde Mustafa da benim yüzüme bakmaz. O yüzden birlikte olduğumuz insanlara saygı duymalıyız.”

Bu konuşma her ne kadar kulağa mantıklı gelse de, içten içe Sinem’le sevişmek için çıldırıyordum. Ama daha fazla ısrar etmedim. Aradan iki hafta geçti, bir akşam üçümüz evde otururken yine kapı çaldı. Gidip kapıyı açtım, karşımda Sinem duruyordu. Dağılmış vaziyetteydi, gözleri kıpkırmızıydı. Ağlamaktan bitap düşmüştü. Hemen içeri alıp sarıldım.

“Ne oldu sana Sinem?” Dedim
“Mustafa” dedi hıçkırarak. “Mustafa’yla ayrıldık…”

Hemen onu içeri aldım ve mutfaktan bir bardak su getirdim. Suyu içip tekrar ağlamaya başladı. Defne ve Selma onu sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Bir müddet ağladıktan sonra sakinleşti ve dördümüz birlikte sessizce oturduk. Hala neler olduğunu anlatmamıştı. Ben Defne’yi mutfağa çağırdım ve gidip içecek bir şeyler alacağımı söyledim. Biraz alkol iyi gelebilirdi.

İki tane altılı bira, bir votka, meyve suyu, cips, çerez falan aldıktan sonra eve döndüm. Mutfağa geçip Selma’yla birlikte bardakları ve tabakları hazırlayıp içeri döndük. Birer bardak votka içtikten sonra Defne Sinem’in yanına gidip sarıldı ve “Anlatmak istemiyorsan anlatma. Ama konuşursan biraz rahatlarsın belki” dedi. Sinem tekrar gözyaşlarına boğuldu ve hıçkırarak “Aldatmış beni orospu çocuğu” dedi.

İki hafta önce Mustafa’yı aldatmamak için benimle birlikte olmamıştı ve bugün aldatıldığını öğrenmişti. Bir yandan Sinem’in durumuna çok üzülüyor, diğer yandansa ilahi adalet diye düşünmekten kendimi alamıyordum.

Yarım saat içinde tüm hikayeyi öğrendik. Sinem’le birliktelerken telefonunu masaya bırakıp tuvalete gitmiş. O sırada telefonuna mesaj gelmiş, mesajı açınca çocuğun başka bir sevgilisi daha olduğunu öğrenmiş. Mustafa geri döndüğünde mesajları gösterip hesap sormuş ama çocuk da çok pişkin bir şekilde “Ne yapayım, sen vermedin ben de veren birilerini buldum. Ama seni de çok sevdiğim için ayrılmadım” demiş.

“Vay hayvan herif yaa” dedi Selma.
Merve: “Aynen yaa hayvanın tekiymiş. Sen bunun için mi üzüyorsun kendini kuzen ya boşver siktir olsun gitsin.”
Ben: “Aynen kuzen ya kafana taktığına değmez. Fıstık gibisin, elini sallasan ellisi. Hayvana bak ya sen vermiyormuşsun da bilmem ne…”
Sinem: “Ya Sude ama ben onun için ne fedakarlıklar yaptım ya seni bile…” Bunu söyler söylemez Selma’ya bir bakış attı ve sustu. Ben de bir anda buz kesmiştim. Sinem hemen toparladı ve “Seni bile karşıma aldım onun için.” dedi. Sonra ablamla Selma’ya dönüp “Ya geçenlerde Sude bana Mustafa’nın bana göre olmadığını düşündüğünü söyledi. Ben de sevgilimi savunmak için Sude’nin kalbini kırdım biraz.” dedi. Çok hızlı yalan söylemesi beni çok şaşırtmıştı.

Kalkıp yanına oturdum ve ona sarılıp “Saçmalama Sinem, biz seninle kardeş gibiyiz, ben sana kırılır mıyım hiç? İçime doğmuş demek ki adamın hayvan çocuğu olduğu.”
Defne: “Ama Sinem hata da sendeymiş” dedi kikirdeyerek. “Niye vermedin çocuğa?”

Defne bunu söyleyince hep birlikte kahkahalara boğulmuştuk, Sinem de bir yandan göz yaşı döküyor, diğer yandan gülüyordu. Votkaları tazeledim ve içip muhabbet etmeye devam ettik. Ara ara gülüyor, ara ara efkarlanıyorduk. Sinem bir kahkaha krizlerine giriyor, bir ağlama krizlerine giriyordu.

Artık iyice sarhoş olmaya başlamıştık. Votkamız bitmiş, birer tane bira açmış içmeye devam ediyorduk. Sinem’in yine ağlama krizine girdiği anlardan birinde ben ona sarılıp “Yaa üzme kendini Sinem. Mustafa kimmiş, biz birbirimize yeteriz” dedim.
“Yeteriz dimi?” Diyerek gözlerimin içine baktı.

Hem sarhoşluğun hem de aylardır sevişememiş olmanın verdiği azgınlıkla Sinem’in o ıslak dudakları bana çok çekici geliyordu. “Yeteriz tabi” dedim ve Selma’nın orada olmasına aldırmadan dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum. Sinem de bu küçük öpücüğüme karşılık vermişti. Sonra da gülümsedi. Kafamı çevirdiğimde Selma’nın şok olmuş vaziyette bize baktığını gördüm. Defne ise kaşlarını çatmış çok sinirli bir şekilde bakıyordu.

“Ne yaptığını sanıyorsun sen?” Dedi sinirli bir şekilde.
“Fena mı işte bak yüzü güldü fıstığımın” dedim ve bir öpücük daha kondurdum. Sinem yine karşılık vermişti. Selma yine donup kalmıştı.
“Tamam hadi iyice sapıttınız siz” dedi Defne ve yerinden kalkıp yanımıza geldi. Biz ise sarhoşluğumuzun etkisiyle kikirdiyorduk. Selma hala donuk gözlerle bize bakıyordu. Defne Sinem’i kaldırıp bir elini yüzünü yıkamak istiyordu. Ama Sinem kalkmadı.

“Sen de bir kere öpersen kalkarım” dedi gülerek.
Defne: “İyice saçmaladınız ha, hadi kalk” diye sertçe çekiştirdi.
Sinem: “Banane, banane. Öpmezsen kalkmam.” Derken bir yandan da çocuk gibi omuzlarını silkiyordu.

Defne her ne kadar sinirlense de bizim sarhoşluğumuza dayanamayıp gülüyordu. En sonunda Sinem’i başka türlü kaldıramayacağını anlayınca uzanıp dudaklarına bir öpücük kondurdu. “Oldu mu? Hadi kalk artık” diye söylendi. Sinem de yerinden kalkıp Defne’ye sarıldı ve onun dudaklarına bir öpücük daha kondurup “Oldu tabi kuzen, şimdi gidebiliriz” dedi. Selma şok olmuş gözlerle bir bana, bir Sinem’e, bir Defne’ye bakıyordu.

Sinem ve Defne lavabodan döndüler, Sinem’in üstü başı sırılsıklam olmuştu. Kaldırıp odama götürdüm ve giyecek bir şeyler verdim. Üzerini değiştirirken her yerini okşadım. Arada uzanıp uzun uzun dudaklarından öptüm. Bir ara içeridekileri unutup yatağa devrildik ve birbirimize sürtünmeye başladık. Ama Defne bizim gecikmemizden şüphelenip peşimizden gelmişti ve bizi yatakta sevişirken bastı.

“Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz Selma’nın önünde. Kalkın hadi toparlanın, Sinem sen de üstünü giyinip içeri gel.”

Defne hevesimizi kursağımızda bırakmıştı. Sinem üstünü değiştirdi ve hep birlikte tekrar salona döndük. Selma çok sessiz bir şekilde olanları izlemeye devam ediyordu.

Biralarımızı içip muhabbet etmeye devam ediyorduk. Sinem’le ben üçlü koltukta yan yana oturuyorduk ve Sinem başını benim omzuma yaslamıştı. Defne ve Selma da karşımızda tekli koltuklarda oturuyorlardı. İyice başımız dönmeye başlamıştı. Sinem bir ara bana doğru dönüp baktı. Ben de uzanıp dudaklarından bir öpücük daha aldım. Artık Selma’yı falan umursamıyordum.

Defne: “İyice sapıttınız siz ya, ne yaptığınızı sanıyorsunuz?” Diyerek sertçe uyardı.
Bunun üzerine Selma beklemediğimiz bir şekilde “Rahat bırak kızları Defne ya. Hem elin oğlu öpüp sonradan böyle ağlatacağına kuzeni öpsün. Bak yüzü nasıl gülüyo” dedi. Defne şaşkın gözlerle dönüp Selma’ya dik dik baktı. Ben de Selma’dan onay almış olmanın rahatlığıyla “Evet ya Selma çok haklı” dedim ve tekrar Sinem’in dudaklarına yapıştım. Bu kez öpücüğüm çok ama çok uzundu. Sinem de bana aynı şekilde karşılık veriyordu.
?Defne de artık kendini olayların akışına bırakmıştı. Ablam ve ev arkadaşımız Selma, ben ve kuzenim Sinem’in öpüşmelerini izliyorlardı. Sinem’in dudaklarını kıtlıktan çıkmış gibi öpüyordum ve o da aynı şekilde karşılık veriyordu. Dillerimiz dudaklarımız birbirine karışmıştı ve odada sadece ağzımızdan çıkan sesler yankılanıyordu. Sinem’in gözlerinin içi gülüyordu, Mustafa’yı çoktan unutmuş gibiydi. Ben de ablamla Selma’nın karşısında Sinem’le sevişmenin hazzını derinlerde hissediyordum.

Elimi Sinem’in tişörtünün altına soktum ve yukarı doğru sokuşturarak göğsünü yakaladım. Ucunu parmaklarımla ezmeye başladığımda Sinem’in ağzından iniltiler çıkmaya başlamıştı. Onu sırtüstü kanepeye doğru yatırdım ve ben de üstüne çıktım. Artık gülüşmeler falan da kesilmişti. Ben ve Sinem deliler gibi sevişiyor, birbirimize sürtünüyorduk; ablamla Selma ise gözlerini bile kırpmadan bizi izliyorlardı. Sinem’in tişörtünü daha da yukarı sıyırarak göğüslerini açığa çıkardım ve eğilip göğüs ucunu yalamaya başladım. Sinem artık yüksek sesle inliyordu.

Bir süre göğsünü yaladıktan sonra göz ucuyla karşıya baktığımda, Selma’nın pijamasının üstünden vajinasını okşadığını gördüm. Ablam ise hiçbir şey yapmıyordu. Ancak nefes almadan bizi izlemeye devam ediyordu. Selma’nın kendini okşamasından da cesaret alarak Sinem’in pijamasının altını aşağı çekiştirmeye başladım. Ardından külodunu da çıkardım ve ağzımı vajinasını dayayıverdim.

Sinem’in ağzından “Oooohhhh” diye bir çığlık koptu. Dilimle vajinasının her yerini keşfediyordum. Sinem kafamı tutup vajinasına bastırıyordu, bu zevki ilk defa yaşadığını tahmin edebiliyordum. Çılgınlar gibi yalamaya devam ettim. Ardından parmağımı vajinasından akan sularla ıslattım ve orta parmağımı göt deliğinin etrafında gezdirmeye başladım. İniltileri hırıltılara dönüşmüştü. Parmağımı içeri doğru ittirdiğimde, artık delirmiş gibi böğürmeye başlamıştı. “Devam et Sude, devam et sakın durma” diye bağırıyordu. Ablam da artık elini pijamasının içine sokmuş, vajinasını okşamaya başlamıştı.

Çok geçmeden Sinem haykırarak orgazm olmaya başladı. Dilimi sokabildiğim kadar içeri sokup akıttığı bütün suları yaladım. Sinem adeta kriz geçirir gibi orgazm olmuştu. En sonunda nefesi kesilene kadar kasıldı ve son damlaları da ağzımın içine bırakıverdi. Ben de tekrar üzerine çıktım ve yanına yattım. Selma’nın eli hala pijamasının üzerinde, vajinasını okşamaya devam ediyordu. Ablamın eli ise pijamasının içindeydi. Sonra ablam aniden kalktı, ve “Hadi, herkes odasına. Yeter bu kadar” dedi. Selma “İyi geceler kızlar, yarın görüşürüz” diyerek odasına gitmek için ayağa kalktı. Sinem ise kanepeyi açmaya çalışan ablama “Ben Sude’yle yatarım, yatak çıkarma” dedi ve onu kendine çekip dudaklarından öptü. “İyi geceler” dedi. Selma bu sahneyi de izlemiş ve hiçbir şey söylemeden odasına geçmişti.

Biz Sinem’le birlikte benim odama gittik ve hiç zaman kaybetmeden çılgınlar gibi sevişmeye devam ettik. Sinem de benden öğrendiği kadarıyla benim vajinamı yalamaya başladığında, zaten çok dolu olduğum için adeta işer gibi boşalmaya başladım. Nefes nefese kaldım ve Sinem benim yanıma çıkıp dudaklarıma yumuldu. Sonrasında ikimiz de hem sarhoşluğun, hem de yorgunluğun verdiği etkiyle hareketsiz yattık. Önce Selma’nın odasından, sonra da ablamın odasından gelen orgazmik iniltiler, uyumadan önce duyduğum son seslerdi.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ADD YOUR COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

izmir escort bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis sakarya escort sakarya escort adana escort balıkesir escort bartın escort batman escort bayraklı escort bilecik escort bodrum escort bolu escort bornova escort buca escort burdur escort